DUZCE FORUM - Düzce Resimleri-Düzce Tarihi-Gelenek Görenekleri-Düzce Bilgileri-Düzce Haberleri-Düzce Tanıtımı-Düzcespor - Düzcespor Resimleri - Düzce Depremi - Düzce Üniversitesi - Düzce Portal - Düzce Köyleri
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ocak 08, 2009, 07:32:14 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Afyonkarahisar Kültürü  (Okunma Sayısı 834 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
illegalxceza
Co-Admin
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 215
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3056

Yetki: Co-Admin

Nerden: iyilik senden nerden :)


..::NeYiM VaRkİ Rap'ten Garİ::..


E-Posta
Durumum:


« : Mayıs 30, 2007, 11:45:58 ÖS »

Dil

Edebiyat :

Halk Şairleri : Harabi, Turabi, Hicazi, Salih Dehşetî, Aşık Zülali, Kalaycıklı Hakkı, Figri, Yoksul Derviş (Şemsettin Kubat), Aslı Bacı (Münevver Tolun), Fakı Eder gibi ozanlarıyla Afyonkarahisar Halk Edebiyatı çok zengin bir yapıya sahiptir.

Anlatmalar :

Destanlar : Destanların Afyon edebiyatında ayrı bir yeri vardır. Afyonkarahisar Kalesi, tarihe damgasını vurmuş çeşme, kervansaray, köprü gibi tarihi eserleri, tarihte geçirdiği deprem, yangın, kaza gibi doğal afetler, Afyon şehri, Afyon’un kurtuluşu, haşhaşı ve diğer bazı ürünlerin üzerine söylenmiş ve yazılmış bir çok destan vardır. Bunlardan en ünlüsü ise Çizmeci Zade’nin 1318 (1902) yılında Afyonkarahisar’da vuku bulan yangını anlatan yangın destanıdır.

Efsaneler : Afyonkarahisar efsane ve menkıbelerinde işlenen konular ağırlıklı olarak Anadolu, Ay ve Güneş, hayvan, taş kesilme, yalancılık, rüya, gaipten duyulan ses, tükenmeyen yiyecek, ağaç-kuru ağaç, su motiflerinin işlendiği görülür. Afyon efsaneler bakımından çok zengindir. Ancak bunlardan bir kısmı henüz derlenmemiştir. Kadınana efsanesi, Hüdai (Hüzai) efsanesi, Erenler pınarı efsanesi, Karakuyu efsanesi, Şahitler kayası efsanesi derlenen efsanelerin en ünlüleridir.

Masallar : Genelde bütün yörelerimizde anlatılan masallar benzerlik arz etsede anlatıcının yaşadığı çevreden ilave ettiği unsurlar sebebiyle küçük farklılıklar gösterebilir. Bir kısmı derlenmiş ve üzerinde çalışma yapılmış olan Afyonkarahisar masalları, bölgesel özelliklerinin yanı sıra genelde Dede Korkut hikayelerindeki anlatışları ve temaları taşır.

Şiirler :
Afyonkarahisar’lı onlarca şairin yüzlerce şiirinde ağırlıklı olarak işlenen temalar, aşk, sevgi, tabiat, vatan, yurt, kahramanlık, zafer, kurtuluştur. Şiirlerde mahalli ifadelerin çok yer alışı da dikkat çeker.

Türküler : Afyonkarahisar’da türküler bakımından çok zengin yörelerimizden biridir. Karahisar kalesi, Al Fadimem, Allı Gelin, Taş Başını Yol Eder, Dam Başına Asagoymuş Galbırı, Hatçem Çıkmış Gül Dalına, Çemberim Dalda Kaldı, Su Gelir Güldür Güldür gibi Afyonkarahisar Türküleri yurdun dört bir yanında söylenmektedir.

Ninniler :
Ninnilerin hoş geliyor
Koyun ile koç geliyor
Sen ağlama gülüm
Baban seni çok seviyor ninni...

Ninni deyip bellediğin
Al bağında doladığın
Seni Hak’tan dilediğim
Uyusunda büyüsün ninni...

Maniler :

Kalden iniş m’olur?
Ham demir gümüş m’olur?
Yar dedim de bir öptüm
Sonradan dönüş m’olur?

Maniye maraz derler
Güzele kiraz derler
Senin gibi kaynanaya
Küllükteki horoz derler

Afyon’un çarşısına
Gün doğar karşısına
Hiç insan aşık mı olur
Kapı bir komşusuna

Tekerlemeler :

Allı kiraz
Ballı kiraz
Bana gel biraz
Kiraz vakti geçti
Gel beraber oynayalım
Eşim seni seçti
Kalem kaşlar
Kalbur kulak
Bitli çanak

Ağıtlar : Anadolu’da çok yaygın olan ağıt geleneği zengin bir kültüre sahip olan Afyonkarahisar’da özellikle Emirdağ Türkmenleri arasında çok yaygındır. Bu ağıtlarda halkın çektiği çileyi, yaşadığı ızdırabı, akıttığı gözyaşını, gönlünün derinliklerindeki ateşi, bütün samimiyetiyle görmek mümkündür.

Kalıplaşmış Sözler :

Deyim ve Atasözü :

Deyim : Afakanı kalkmak, ahı tutmak, burnu kaf dağında olmak, fikir tası delik olmak, hatır yıkmak, hatır yapmak,

Atasözü : İki çıplak bir hamama yakışır, yılanlar öldü kurbağalar bey oldu, zenginin delisi garibin ölüsü bilinmez, kilitleme hırsız olur söyleme arsız olur, ölüye gidince ağla düğüne gidince oyna.

Bilmeceler :
Gelir bir bir
Gider bir bir
Gelen gider
Giden gelmez (Doğum-ölüm)
Logged

İçtiĞim Şarap'tı Hayalim Yakar Bi CigaRA Biterim.Dumanında Yitip Giderim...İçime Seni CekeriM.......offf

♣¹♣ Ne $ekiL için werenLe
Nede weren için $ekiLden $ekiLe
qirenLe i$im 0Lmaz !! ♣¹♣


NeDeNi BiL Ve SonuCu SıNa İnaN Bu GündeN Öte Bi GüN yoK...

Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
illegalxceza
Co-Admin
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 215
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3056

Yetki: Co-Admin

Nerden: iyilik senden nerden :)


..::NeYiM VaRkİ Rap'ten Garİ::..


E-Posta
Durumum:


« Yanıtla #1 : Mayıs 30, 2007, 11:46:24 ÖS »

Hayatın Dönüm Noktaları

Düğün ve Diğer Gelenekler :

Afyonkarahisar’da evlenme törenleri sırasıyla şöyle oluşmaktadır. Dünür gezme(görücülük), söz kesilip kahve içme, nişan(yavuklu olma), şerbetinin içilmesi, karşılıklı sini( tepsiyle baş üstünde nişan hediyesi olan şeker, çerez, iç çamaşırı, mendil, çorap v.b. hafif eşya) gönderilmesi, sini ardı(nişan tepsilerinin karşılıklı gönderilmesinden sonra kız evince yapılan yemek ziyafeti), kandillikler(kandil günlerinde gönderilen kına ve kandil helvası, buna karşılık kız evinden oğlan evine bir tepsi ağzıaçık, bir çeşit börek veya lokma) gönderilmesi, Hıdrellez daveti(nişanlık zamanı hıdrelleze rastlarsa oğlan tarafından “Hıdrellezlik” gönderilir. Kuzu kesilen yemekli kır daveti yapılır. Bayramlık(kız evinden oğlan evine, oğlan evinden kız evine karşılıklı çamaşır), kurban bayramında ise süslenmiş koç(oğlan evinden kız evine) gönderilir.

Nişandan düğün haftasına kadar bu töre ve gelenekler ekseksiz ailelerin maddi durumuna göre yapılır.

Düğün haftasından önce iki aile, düğün, nikan ve esvap kesme gününü tesbit eder, hazırlıklara başlar. Gelini oğlan evi tarafı tanınmış bir mağazaya davet eder. Mağazada gelin için alınacak giysi ve gelinlik v.b. eşyaya bakılır. Buna “Esvap Kesme” adı verilir.

Esvap kesmeyle beraber, her iki taraf düğün için yakınları (eş,dost ve akraba) davet etmek üzere “Okuyucu” adı verilen birer davetçi tutarlar ve davetiye kartı gönderirler. Bu kadın okuyucular düğün sahibinin yakınlarını ev ev dolaşarak düğüne davet ederler. Böylece düğün başlamış olur.

Düğün 3 gün devam eder. Çarşamba günü devam eden düğünde oğlan evinde yemek davetleri öğleden itibaren başlar.

Akşam yemeğine daha çok gençler(damadın arkadaşları) davet edilir. Aynı gün öğleden sonra “Saç kesme”yapılır. Oğlan evinden kaynananın başkanlığında kalabalık bir kadın grubu kız evine gider. Kız evinden en az iki tefçi kadın oğlan evinden gelen kadın grubunu ayakta def çalarak ve türkü söyleyerek düğün evinin merdiveni başında veya taşlığında karşılar. Misafirler kız evinden çağrılmış olup, davetlilerle birlikte toplanır. Çengiler durmadan türkü söylemeye devam eder. Gelin kız, kaynananın bulunduğu yere gelir. Kaynananın ve misafirlerin ellerini öptükten sonra kaynananın önüne diz çöker. Önce kaynana, görümce, teyze,yenge(amca, dayı hanımları) birer ikişer saç telini kesmek suretiyle “Saç Kesme” töreni yerine getirilir. Bu törende kaynana geline ziynet olarak ne takacaksa (altın, inci, gerdanlık, küpe, bilezik v.b.) sırasıyla takar. Tören bittikten sonra gelişlerinde olduğu gibi giderlerken de çengiler ayakta çalaraktan uğurlarlar. Saç kesme töreninin akşamı kına gecesi yapılır.

Oğlan Evinde Kına Gecesi: Oğlan evinde bir miktar kına ile gerekli mumlar hazırlanarak kız evine gönderilir. Bu gecede damadın arkadaşları çoğunluktadır. Kına gecesinde sağdıcın görevi çoktur. Misafirleri sağdıç karşılar, ağırlar.

Kız evinden bir grup oğlan evine hayırlı olsun diye gelir. Bir odada içkili sofra ve saz heyeti kurulur. Vakit yatsıyı geçince kına yakma törenine başlanır. Bir tas içinde karılmış kına önce damadın, sonra sağdıcın sağ elinin üç parmağına(yarım el) yakılır. Kına yakılmaya başlarken saz heyeti ve düğünde bulunan gençler Kına Türküsü söylerler. Kına yakıldıktan sonra damat ile sağdıç babanın ve aile büyüklerinin ellerini öperler.

Kız Evinde Kına Gecesi: Saç kesme töreni gecesi, oğlan evinden yine başlarında kaynana kalabalık bir grup kız evine gelir. Karşılama gündüzkü gibidir. Gelin kız ile sağdıç el öperler. Gelin kızın avcuna bir parça kına konularak, bunun üzerine bahşişler verilir.

Kız evinde eğlence oğlan evi gittikten sonra daha çok olur. Kızın arkadaşları etrafını sararlar ve binbir özentiyle ellerine ve ayaklarına kına yakarlar. Kızlar defçinin eşliğinde kına türküsü söyleyerek geç saatlere kadar eğlenirler. Kız tarafı kına yakanlara haşhaşlı pide, öğme, reçel, peynir, zeytin gibi yiyecekler ikram eder.

Oğlan ve kız evinin ileri gelenlerinden birer grup birbirlerini ziyaret ederek hayırlı olmasını dilerler.

Gelin Alma:Perşembe sabahı her iki tarafta da hareketlidir. Oğlan evinden kız evine bir kamyon gönderilir. Bu kamyona çeyizler yüklenir. Kızın çeyizi sandık, yatak odası takımı, halı, koltuk takımı, battaniye, yatak takımı ve mutfak takımından(tencere, tabak, çatal bıçak takımı, çay takımı, fincan takımı, su takımı, su ve ocak güğümleri, tepsi v.b.) oluşur. Çeyizle beraber kız evinden giden kadınlar çeyizleri asar ve gelin odasını hazırlar.

Gelin hazırlanır, gelin almak üzere oğlan evinin akrabaları ve kaynana kız evine giderler. Gelin kızın babası, yakın akrabaları duvak örterler, görümlük para verirler.

Bu tören çok hüzünlü olur. Duvak örtülünce kaynana gelini arabaya bindirir. Hareket etmeden önce dua okunur. Akrabalar oğlan evine giderler. Oğlan akrabaları va kayınpeder gelini beklemektedir. Gelin evin önüne gelince arabadan inmeden bir kurban kesilir. Gelini arabadan kayınpederi indirir. Gelin orada bulunanların elini öper. Duvağı örtülüdür. Oğlan evinin akrabaları el öpme sırasında geline görümlük hediyeler verirler, ziynet eşyası takanlarda olur.

Cuma: Cuma günü öğleden sonra kadın misafirler gelin görmeye gelirler. Kız evi üzüntülü, oğlan evi neşelidir, gülünür, eğlenilir. Böylece düğünün bir kısmı bitmiş olur.

El Öpme Daveti: Pazar günü kız evi oğlan evine bir tepsi baklava(Pazar baklavası) gönderir. Baklavayı götüren kadınlar, kadınları öğle yemeğine, erkekleri akşam yemeğine davet eder. El öpme daveti Pazartesi günü yapılır. Bu yemek çok çeşitlidir. Yemekten sonra kahve içilir, kız evinin yeniden aldığı dürüler dağıtılır.

Çeyiz İndirme Daveti: El öpme davetinden birkaç gün sonra oğlan evi kız evinin kadınlarını öğle, erkeklerini akşam yemeğine davet eder. Bu davetin amacı asılı duran çeyizlerin indirilmesiyle düğünün bittiğini gösterir
Logged

İçtiĞim Şarap'tı Hayalim Yakar Bi CigaRA Biterim.Dumanında Yitip Giderim...İçime Seni CekeriM.......offf

♣¹♣ Ne $ekiL için werenLe
Nede weren için $ekiLden $ekiLe
qirenLe i$im 0Lmaz !! ♣¹♣


NeDeNi BiL Ve SonuCu SıNa İnaN Bu GündeN Öte Bi GüN yoK...

Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
illegalxceza
Co-Admin
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 215
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3056

Yetki: Co-Admin

Nerden: iyilik senden nerden :)


..::NeYiM VaRkİ Rap'ten Garİ::..


E-Posta
Durumum:


« Yanıtla #2 : Mayıs 30, 2007, 11:47:14 ÖS »

Geleneksel El Sanatları

Keçecilik: Eskiden insan gücü ile hamamda pişirilerek yapılan keçe, bugün makinalarda pişirilerek yapılmaktadır. Yapılan keçeye, yapan ve yaptıran kişilerin adları yazılmakta, keçelerin üzerine mavi, kırmızı, yeşil renklerden oluşan motif ve şekiller işlenmektedir. Demiryolu, göbek, yıldız, tavan, ay yıldız Afyon keçelerinin üzerine işlenen motiflerden bazılarıdır. Keçe çeşitlerinin bazıları şunlardır: Kepenek, nakışlı keçe, bebe keçesi, belleme, fes, mevlevi zikkesi, yelek, at keçesi, seccade. Geçim kaynağı keçecilik olan keçelerini eski usül ile yapan keçeci esnafı bu mesleğini “Keçeciler Çarşısı’nda sürdürmektedir.

Koşumculuk: Afyon’un kökü çok eskilere dayanan el sanatlarından biridir. Atların arabaya koşulması için gerekli olan amut, paldım, dizgin, şeker, ok kayışı, sırım gibi deri ürünlerinin yapımı ile uğraşan bir el sanatı dalıdır. Afyon’daki koşumcular, kasaplardan aldıkları manda(camız) derilerini şapladıktan sonra, kayış haline getirmekte ve daha sonra koşum eşyalarını yapmaktadır. Koşumların üzerine dökümden yapılmış saçak ve püsküller süs için konulmaktadır. Koşumculuğa olan ilgi bugün yok denecek kadar azdır.

At Arabacılığı: Koşumculuğa paralel olarak gelişmiş el sanatıdır. Şehirdeki çeşitli atölyelerden son derece sağlam ve özenle boyanarak, manzara resimleriyle süslü arabaları yapılmaktadır. Çevre illerde satışı yapılan at arabaları, yaylı tatar arabası, fayton olmak üzere çeşitli biçimlerde üretilmektedir. Yaylı arabalar genellikle tek atlı olarak yapılmakta ve tekerleklerine lastik kaplanmaktadır. Arabanın önünde ve arkasında sarsıntıyı önlemek amacıyla yaylar bulunmaktadır. Yaylı arabanın üzerine yapan kişinin adının yazılması gelenektir. Tatar arabası çift atlı olarak yapılır. Kasa dingil üzerine oturur ve tekerlekleri demirle kaplıdır. Bu yüzden çok sarsıcıdırlar. Faytonlar ise geçmiş zamanların lüks taşıt araçları olduğundan, alabildiğine süslü, ince, zarif ve hafiftirler. Çift atlıdır. Üzerine körüklü bir kaplama ile dilendiğinde açılabilecek bir şekilde yapılır. Boyadan başka pirinç çakma düğmelerle de süsleme zenginleştirilir.

Demircilik ve Bakırcılık: Eskiden çok önemli olmalarına rağmen bugün özelliklerini yitirmiş olan el sanatıdır. Endüstrileşme bu iki el sanatını büyük ölçüde etkilemiştir. Afyon’daki demirciler başlıca gecenez kapı zinciri, toka, fırdöndü, kaşağı, kullap, frank ve törpüsü, gem, hıltar, düğme gibi pek çok eşya yaparlar. Bakırcılarında üzerinde en çok çalıştığı eşyalar güğüm, kazan, tabak, tencere gibi çeşitlidir.

Yemencilik: Afyon yemenilerinin en büyük özelliği, kısa ve uzun yüzlü olarak dikilmesi, dikilip içinin dışına çevrilmesi ve kıyısından çevrilmesidir. (Dikilmesidir) İyi yapılmış yemen normal koşullarda yaz kış iki yıl giyilebilmektedir.

Kilimcilik: Emirdağ köylerinde kilim ve zilinin yanı sıra çuval, gelin harharı, seccade, terki heybesi, yastık, cicim gibi eşyalar dokunmaktadır. Bu dokumalarda kullanılan motiflere verilen benzetme adlar ve belirli anlatıma dayalı kompozisyonlar adeta kilimlerin dilidir. Gelin parmağı, kız farı, kız yanağı, turna katrı, seher kuşlu, kirli yanışlı, koç boynuzu, aman kız, eli belinde, yıldız, zülüf, yaryare küstü, çapraz Emirdağ kilimlerinde kullanılan bazı motiflerin adlarıdır. Dokunan kilim ve benzeri eşyaların yünleri yine Türkmen kadınlarınca eğrilir ve kök boya ile boyanır. Basit tezgahlarda dokunan Türkmen Kilimleri benzersiz el sanatı ürünleri arasındadır. Son yıllarda kök boya ile üretime başlayan Afyon-Bayat-Dinar-Sincanlı-Hocalar İlçeleri Sosyal Yardımlaşma Kurumları ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Emirdağ Meslek Yüksek Okulu Halı-Kilim Bölümü talebi karşılamada zorluk çekmektedir. Bilhassa Bayat ilçesinde dokunan kilimlerin ünü yurt dışına uzanmıştır.

Afyon Valiliği Sos. Yar. Day. Vakfı-Hükümet Konağı AFYON Tel: 2156273
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı –Hükümet Konağı BAYAT Tel:4912118
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı –Hükümet Konağı HOCALAR Tel:5512262
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı –Hükümet Konağı SİNCANLI Tel:3117466
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı –Hükümet Konağı DİNAR Tel:3534910
Afyon Kocatepe Üniversitesi/ Emirdağ Meslek Yüksek Okulu Halı-Kilim Bölümü
Emirdağ Tel: 4425467

Hasır ve Boyra Örücülüğü:İlçemiz Yakasinek kasabası ve Taşköprü’de bazı yaşlı kişilerce hasır ve boyra örücülüğü yapılmaktadır.Hasır, daha çok Akşehir ve Eber göllerinde yetişen Kındıra adı verilen bir çeşit su bitkisinin işlenerek basit tezgahlarda dokunması ile halı ve kilim altlarına serilerek kullanılır. Boyra(kamış hasırı) Akşehir ve Eber göllerinde yetişen kamışın işlenmesinden sonra tezgahında örülerek, ahşap evlerin tavan kısımlarında üzerine atılacak talaş ve toprakların içlerine sızmasını önlemek için kullanıldığı gibi çeşitli yerlerde dekorasyon ve kamufle malzemesi olarak da kullanılmaktadır. Ancak, gelişen teknolojik yenilikler yukarıda anlattığımız hasır ve boyraya karşı olan ilginin azalmasına sebep olmuştur.

Mermercilik:Mermerler klasik billurlardan oluşmuş taşlardır. Bunlar kalkerlerin ve bazende dalomitik sıcaklı ve basınç etkisiyle değişikliğe(metamorfizm) uğraması sonunda meydana gelmişlerdir. Mermerlerin bileşimi kalsiyum karbonat ve pek azda kalsiyum ve magnezyum karbonattır.

Tarihi çok eskilere M.Ö.313 yılına rastlayan mermer ocakları Afyon’a 25 km. uzaklıkta bulunan İscehisar ilçesinde yoğunluk kazanmıştır. Miladi tarihlerde kullanılan bu mermer ocakları hala işletilmektedir. Eskiden ilkel metotlarla parçalanan taşlar, bugün modern araçlarla (elmas tellerle) kesilerek bloklar halinde çıkarılarak zaiyat önlenmiştir.

Antik çağlarda da çıkartılan mermerlerin; karayolu ile Efes antik kentine, oradan da gemiler ile Roma’ya taşındığı; Vatikan ve Roma’da bir çok yapıda kullanıldığı ve bu mermerlerin İscehisar’dan gittiği belgelenmiştir.

Mermercilik son yıllarda farkına varılmaya çalışılan, gelişen ülkemizde kullanım alışkanlığı ve yaygınlığı artan konumdadır.

Türk mermerinin içte ve dışta tanınmasıyla mimaride estetik ve tabi malzeme olarak kıymeti kavranmıştır. Turistik tesislerde çevre tanzimi, şehirlerde peyzaj mimari, anıt ve süslemecilikte kullanımıyla estetik kazandırmaktadır. Mermer yekpare kullanıldığı gibi bakır, alüminyum, metal, ahşap, çini, mozaik ve çelikle kullanımı sonucunda değişik şekilde de kullanıldığı yere otantik görünüş sağlamaktadır. Turizm sanayini etkilemekte ve aynı paralelde gelişmektedir.

Hediyelik eşya ve el sanatlarında ocak, lavabo, mutfak tezgahı, masa ve masa üstü sehpa(yuvarlak, oval, elips, dikdörtgen, kare asimetrik) , süs ve büro malzemesi, satranç takımı, abajur, aplik, avize, saksı, vazo, metalli ve metalsiz sigara küllüğü, şekerlik, fincan, likör takımı, çerçeveler, kurnalar ve daha çok çeşitli eşyalar üstün kabiliyetli ustalar eliyle şaheserler yapılmaktadır.

Afyon mermerinin tane çapları, damarları ve görünüşleri de yer yer değişiktir. Bu farklara göre taşlara beyaz, pamuk beyaz, beyaz sarı, pembe sarı, gri, menekşe, kaplanpostu, güvercin göğsü ve gök mermer gibi adlar verilmiştir. Bunlar arsında en çok işlenen cinsler Afyon kremi, Afyon sarısı, Afyon sumakisi, Afyon dumankiri, Afyon bulgurlusu ve kaplan postu çeşitleridir. Bacasız sanayi olarak adlandırılan mermer işlemeciliği her geçen gün gelişmekte, mermer sanayii dallarına bilinçli bir şekilde yatırım yapılmakta ve artık beyaz altının değeri daha iyi anlaşılmaktadır.

Halıcılık:Seccade, yastık, heybe, torba, Kur’anlık gibi eşyalar dokunmaktadır. Son yıllarda kooperatifçiler ve Sümerbank aracılığı ile Isparta tipi halı dokumacılığı gelişmiştir. Halkın dokuduğu halılarda kilim motifleri hakimdir. Ticari amaçlı halılar ise halıcıların verdikleri desenle işlenmektedir. Dazkırı, Dinar, Sandıklı ve Şuhut ilçelerinde halıcılık bir aile ekonomisi haline gelmiş, gelir kaynağı olmuştur. Dazkırı bölgesinde özel sektöre ait yapağıdan başlayarak, halı dokunması dahil tüm evleri otantik ortam içinde gösteren halı satış reyonları turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

Muratköy Halıcılık: Bozanköy Dazkırı Tel: (272) 421 10 59
Ahmet Hoca Halıkcı: Dazkırı Tel:(272) 421 30 47

Örgücülük: İnsanların koyun yününü en ilkel biçimde kullandıkları çalışma alanı olan örgücülük de Afyon’da yaygın el sanatlarından biridir. Koyun yününü kirman, tarak, şiş, iğ gibi basit araçlar kullanılarak çorap, eldiven, kazak, içlik gibi eşyalar haline getirilir. Örülecek erkek çorabı olduğu zaman çoğunlukla düz örgü yada kendinden motifli örgü çeşitleri kullanılır. Çoraplar diz yüksekliğinde örülür. Kadın çorapları ise nakışlı olur. Renk renk motifler ve nakışlar zengin ve güzeldir. Çoraplar beş şişle örülür.

Dantel ve Oyalar: Kadınların boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla yaptıkları, süslemeye yönelik el sanatı ürünleridir. Danteller beyaz veya krem ip kullanılarak örülür. Motifler halinde tek tek örülüp birleştirilen veya bir bütün olarak örülen danteller, çarşaf, yastık, sandık örtüsü gibi eşyaların kenarlarına geçirildiği gibi, su takımı, oda takımı, sehpa örtüsü, karyola takımı, masa örtüsü olarak da yapılmaktadır. Bamyalar, yelpaze, örümcek, laleler, demiryolu, kaz bacağı, elti eltiye küstü, kaynana yumruğu, dantellerde kullanılan sayısız örneklerden bazılarıdır.

Oyalar; tığ, iğne, mekik, firkete gibi araçlarla örülür. Çok gösterişlidir. Renkli ipliklerle bazıları boncuklar ve pullar kullanılarak yapılan oyalar, tülbent ve yazma kenarlarına geçirilir. Oyalarda kullanılan örneklerden bazılarının adları şöyledir. Sarhoş bacağı, bülüç gözleri, karanfil, bademler, ortancalı, günlük oya, pul oya gibi.
Danteller ve oyalar kızların vazgeçilmez çeyiz eşyalarındandır. Afyon’da kız çocuklarının çeyizleri beşikteyken hazırlanmaya başlanır.
Logged

İçtiĞim Şarap'tı Hayalim Yakar Bi CigaRA Biterim.Dumanında Yitip Giderim...İçime Seni CekeriM.......offf

♣¹♣ Ne $ekiL için werenLe
Nede weren için $ekiLden $ekiLe
qirenLe i$im 0Lmaz !! ♣¹♣


NeDeNi BiL Ve SonuCu SıNa İnaN Bu GündeN Öte Bi GüN yoK...

Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
illegalxceza
Co-Admin
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 215
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3056

Yetki: Co-Admin

Nerden: iyilik senden nerden :)


..::NeYiM VaRkİ Rap'ten Garİ::..


E-Posta
Durumum:


« Yanıtla #3 : Mayıs 30, 2007, 11:47:42 ÖS »

Alışveriş

Merkez : Kaymak, Lokum, Sucuk ürünleri,

Bayat: Kök Boyalı Kilimleri,

Dazkırı: İpek Halısı.

İscehisar: Mermer biblolar,santranç takımları.

Sandıklı: Bakır süs eşyaları, kızılcık reçeli, patatesli ev ekmeği.

Emirdağ: Koyun yoğurdu.(İlkbahar,yaz mevsimlerinde).

Şuhut: Patates.

Sultandağı:Napolyon kirazı ve vişne (Haziran-Temmuz)
Logged

İçtiĞim Şarap'tı Hayalim Yakar Bi CigaRA Biterim.Dumanında Yitip Giderim...İçime Seni CekeriM.......offf

♣¹♣ Ne $ekiL için werenLe
Nede weren için $ekiLden $ekiLe
qirenLe i$im 0Lmaz !! ♣¹♣


NeDeNi BiL Ve SonuCu SıNa İnaN Bu GündeN Öte Bi GüN yoK...

Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
illegalxceza
Co-Admin
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 215
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3056

Yetki: Co-Admin

Nerden: iyilik senden nerden :)


..::NeYiM VaRkİ Rap'ten Garİ::..


E-Posta
Durumum:


« Yanıtla #4 : Mayıs 30, 2007, 11:48:42 ÖS »

Yöresel Yemekler

ÇORBALAR: Sakala çarpan çorba, şehriye çorbası, tarhana çorbası, pirinç çorbası, işkembe çorbası, miyane çorbası.

ETLER : Bütüm et, zürbiye, pideli kebap, özbek pilavı, paça, duvaklı hindi, sırtsırta (çifthindi)

ETLİ SEBZE YEMEKLERİ : Nohutlu kabak musakka, patlıcan musakka, pırasa musakka, patlıcan böreği, yanı yarma (karnıyarık), patates oturtma, kabak dolma, yaprak dolması.

HAMUR İŞLERİ : Mercimekli bükme, ağzı açık, bohça böreği, ocak bükmesi, haşhaşlı katmer, haşhaşlı pide, şepit. Cızdırma, hamursuz, övme, yalınpide, pişi, lokma, cimcik hamuraşı ve ekmek.

TATLILAR : Kaymaklı ekmek kadayıfı, baklava, erişte baklavası, hurma baklavası, un helvası, kaymaklı güllaç, palize, su muhallebisi, kaymaklı tel kadayıfı, cücü kadayıf, aşure.
Logged

İçtiĞim Şarap'tı Hayalim Yakar Bi CigaRA Biterim.Dumanında Yitip Giderim...İçime Seni CekeriM.......offf

♣¹♣ Ne $ekiL için werenLe
Nede weren için $ekiLden $ekiLe
qirenLe i$im 0Lmaz !! ♣¹♣


NeDeNi BiL Ve SonuCu SıNa İnaN Bu GündeN Öte Bi GüN yoK...

Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: