HASAN DEDE TÜRBESİ (ÇOBAN DEDE)
Bu türbede metfun bulunan Hasan Dede ismiyle maruf zat hakkında bilgi mevcuttur. Yaşadığı dönem 18. ve 19. Yüzyıl, vefatı ise bu yüzyılın başındadır. Bunu da türbenin giriş kapısı tarafında yatan Hasan Dede hikâyesiyle özdeş, merhum Kadir Ağa’nın o döneme ait olan mezar taşı kitabesinden anlıyoruz. Kadir Ağa’nın mezar taşına vefat tarihi Nisan 1220 düşülmüştür. Bu eski mezar taşlarında okuduğumuz eski tarihler hicri takvim tarihleridir. Bu konunun ayrıntılarını, sayfaların yanındaki notlar bölümünde görebileceksiniz. Kadir Ağa Miladi takvime göre 1807 yılında vefat etmiştir.
Hasan Dede, Kadir Ağa’ nın çobanıdır. Kadir Ağa hacca gitmiştir. Ağanın hanımı da bu yörede meşhur olan Höşmenim (o dönemde ) yemeğini yapmış. Çoban Hasan’a demiş ki; - Ah! Ağan şimdi burada olsaydı bundan yerdi, biliyorsun çok sever. Bunun üzerine çoban Hasan derki; - Bana ver ben götürürüm. Kadir Ağanın hanımı da tebessüm eder ve içinden şunları geçirir; “ herhalde bizim Hasan’ın canı çekti. Zaten bunu kim yiyecek vereyim de yesin. Bana şakayla karışık söylüyor.” Bir tabağa yemekten doldurur bir beze sarar uzatır çoban Hasan’a. Hasan tabağı alır “tamam” der.
O esnada Kadir Ağa Kâ’be’de namazdadır. Selam verip ellerini dua için kaldırdığında bir çift elin önüne bir beze sarılı tabak bıraktığını fark eder. Bez ona hiç yabancı gelmemiştir. “İkramdır herhalde” der. Bezi açtığında hayreti bir misli daha artar, şaşkınlık içindedir. Tabak evin tabağı, içindeki de en sevdiği yiyecektir. Cenab-ı Hakk’ın bir lütfüdür der ve yer. Tabağı ve bezi eşyalarının arasına yerleştirir. Fakat kafası bununla çok meşguldür. Hac dönüşü hanımına bu olayı anlatıp eşyaları, gösterir. Hanımı dahada büyük hayret ve heyecan içindedir. Ona Hasan olayını anlatır. Onların yıllardır yanlarında çalışan bu temiz ve çalışkan kişinin bir Allah dostu veli olduğunu anlarlar. Kadir Ağa otlağa onun yanına koşar. Fakat çoban Hasan’ı vefat etmiş bulur. Çünkü kerameti belli olmuştur.
Onların o dönem yaşadıkları yer Hacı Kadirler Köyü’dür. Bu köy Hacı Kadir’in adıyla anıla gelip isimlenmiştir. Hacı kadirler Köyü türbeye göre güney kısımda 2 km mesafededir. Türbe Yukarı Karaköyü’nün Düzce çıkışından E - 5 istikametindeki mezarlığın karşısından ayrılan Yeni Köy'e bağlanan yol üzerindedir. Hasan Dede ve Hacı Kadir Ağa’nın mezarının köylerinde değil de tarifimizin olduğu yerde olduğu sorusu sorulursa; şöyle bir cevap ve ek bilgi verebiliriz. O dönemde Efteni Gölü daha büyük olduğundan göle yakın ve su havzasında bulunan bu yerleşimin, çok sulak olup mezar kazıldığında aşırı su çıktığı bilinmekte. Bu bölgenin mezarlık olarak bu kısımları kullandığını biliyoruz. Zira Türbe çevresi eski mezarlıktır. Türbe yapısı basit olup tarihi eser özelliği taşımamaktadır.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap