DUZCE FORUM - Düzce Resimleri-Düzce Tarihi-Gelenek Görenekleri-Düzce Bilgileri-Düzce Haberleri-Düzce Tanıtımı-Düzcespor - Düzcespor Resimleri - Düzce Depremi - Düzce Üniversitesi - Düzce Portal - Düzce Köyleri
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Mart 18, 2010, 12:28:55 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Düzceden bir anektot veya anılar.  (Okunma Sayısı 292 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fairjudge
Yeni Üye
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4

Yetki:

Nerden: istanbul


E-Posta
Durumum:


« : Ocak 14, 2009, 06:17:11 ÖS »

1970'li yıllar. Bizlerin o dönemde bizim ise mini mini birler çalışkan ikiler dönemindeki yaşlardayız. Belki bu sitedeki bir çoğunuz o dönemleri bilmezler veya bilenleriniz ise çok azdır. O dönemde oturduğumuz Atatürk heykeline çıkan caddenin E-5 öztürkler girişinden Servet bucurgat'ın bulunduğu binanın karşısında iki tane bahceydi o zamanlar orası biri elma bahcesi diğeri çimenlikti. orada bir çıkmaz sokak vardı oradaydı evimiz. O dönemlerde bilgisayarlara playstayşinlara mp3-mp4 lere ziplenmemiş (sıkıştırılmamış)hayatlar vardı. size o günlerde yaşasaydım keşke diyebileceğiniz anılardan bahsedeceğim.
okul tatil ve yaz dönemiyse. Sabah kalkış çocuklar için 7-8 di. şimdi diyebilirsiniz. Yazın tatil yan gelde yat. Yatılmıyor işte. Sabah o saatte kalkıldımı ? hemen üst baş giyilir anne baba uyuyorsa kahvaltı saatine kadar mahalle bir kolacan edilir arkadaşlar kimler var kimler yok. Daha sonra evin yakınında iseniz annenizin oğlum kızım vs vs deyip kalvaltıya çağırmasıyla arkadaşınızla oynadığınız misket veya gazoz kapak oyunundan kaldırırsınız başınızı. Ve oyun bozancı olarak gidersiniz eve kahvaltınızı yapmaya. Ama aklınız hep kalmıştır. Arkadaşlarınızın yanındaki kazanacağınız gazoz kapaklarında veya misketlerde alel acele yaparsınız kahvatınızı. Bir an önce dışarıya atmak için kendinizi. Doğru düzgün kahvaltı yapmadığınız ifade edilerek fırca yiyerek kalkarsınız kahvaltı sofrasından doydum diyerek. Aslında doymadığınızı sizde bilirsiniz. Ve devam edersiniz yarım bıraktığınız oyuna kah kazanır kah kaybedersiniz.
Öğlen saati gelmiştir. Tekrar çağrılırsınız öğlen uykusu ve yemeği için eve mırın kırın ederek gidersiniz zorla gözlerinizi sıkarak uyursunuz bir veya iki saat. Sonra tekrar ben nerdeyim edasıyla uykunuzdan uyanarak çıkarsınız evden arkadaşlarınızı ararsınız bulduğunuzda ise onların ya ip atladığını yada bir elma bahçesindeki elma ağacının tepesinde elma yerken görür sizde katılmaya çalışırsınız. Böylece akşam serinliği düşer işte tam maç oynama vakti gelmiştir. Bizim zamanımızda plastik topu olanın karizması iyi olurdu futbol topu olan ise varla yok arasındaydı. Olanında zaten tafrasından topunu alıp oynamak istemezsiniz. Neyse bulunur bir plastik top geçilir elma bahçesinden çimenliğe. Başlanır bir plastik topun peşinde koşulmaya. Çimenlik dikenli tellerle çevriliydi. Taki o tellerden birine denk gelip patlayıncaya kadar top koşulurdu peşinde. Ha patladımı. Ertesi güne Allah kerim. Pamuk eller cebe yapılırdı.  gulmek o zamanlarda TRT 1 tek televizyon kanalı idi. Akşam saat 7 de acılır gece 11-12 gibi kapanırdı. İlk açılışları da genelde vikingler, Heidi, polyana gibi çizgi filmlerle olurdu. Artık o gün hangi çizgi filmle açılacaksa TRT 1 bir arkadaşın evden bağırmasıyla herkes başlar koşuşturmaya evine "Arkadaşlar Heidi başladı" veya "Vikingler başladı"diyerek. Hemen evlere koşulur ve çizgi film izlenir. Çizgi film bitmiştir. Yaz ayı akşam geç oluyor. Bizim için ise gün daha bitmemiştir. dediğim gibi çimenlik var elma bahçesi var. Ortama ve zemine göre ise oyun çok bizde sanal olmayan, sanal hayatın içine sıkıştırılmayan. Akşam alaca karanlığında ise saklambaçın tam yeridir. Veya uzun eşşek oyununun. Veya ip atlamanın yakan topun vs vs. Neyse oyun kurulur. Zamanın nasıl geçtiği ise bilinmez. Evden yenilecek fırcanın ise hiç hesabı yapılmaz. Olsun çocukluğu yaşıyoruz ya doyasıya bu bizim için yeterlidir. Artık saat 10 gibi olmuştur. Artık eve gitme vakti gelmiştir. "Evli evine köylü köyüne. Köyü olmayan sıçan deliğine" diyerek eve yorgun ama mutlu bir şekilde dağılınır taki ertesi sabah toplanılmaz üzere. Böylece mutlu ama yorgun bir gün daha bitmiştir. Anılarımızın devamı gelecektir. ARKASI YARIN.  gulmek
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: