DUZCE FORUM - Düzce Resimleri-Düzce Tarihi-Gelenek Görenekleri-Düzce Bilgileri-Düzce Haberleri-Düzce Tanıtımı-Düzcespor - Düzcespor Resimleri - Düzce Depremi - Düzce Üniversitesi - Düzce Portal - Düzce Köyleri
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Mart 19, 2010, 06:40:25 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DÜZBAZAR - ÖZKAN ALKAN  (Okunma Sayısı 189 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abdülkadir Kalay
Uzmanlaşmış Üye
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 101
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 189

Yetki:

Nerden: İstanbul


E-Posta
Durumum:


« : Ocak 31, 2010, 04:26:20 ÖS »

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DÜZBAZAR

Düzce tarihi 14. Yüzyıla kadar uzanmaktadır. Fakat Konuralp kasabasının tarihi daha da eskiye dayanmaktadır. Düzce’nin sekiz kilometre kuzeyinde kalan Konuralp kasabası M.Ö. 3. Yüzyılda kurulan bir şehirdir. Konuralp tarihinin bu zenginliği bölgenin arkeolojik ve kültürel zenginliğinden de gözlemlenebilmektedir. M.Ö. 74 yılında kurulan ve Bilecik, Bolu, Kocaeli, Sakarya şehirlerini içine alan BITHYNA Devleti Konuralp şehrinin tarihi zenginliğinin en büyük etmenidir. ”Prusias Pros Hypios (Melen Kenarındaki Prusias)”  ismi ile anılan Konuralp, Pontus istilası ile Roma hâkimiyetine girer ve bu dönem içinde şehir Latin kültürü ile renklenir ve yeni ismi ise “Prusias ad Hypium” olarak değişir. Bu dönemde Roma İmparatorluğu ikiye ayrılır ve Doğu Roma İmparatorluğu sınırlarında, Hıristiyanlığın hüküm sürdüğü bir şehir olur.

Konuralp şehrinin Osmanlı topraklarına katılması ise Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in komutanlarından Konuralp Bey’e verdiği talimatla gerçekleşir. 1321–1323 tarihinde Bölgede kurulu olan Bizans ordusu mağlup edilerek Düzbazar (Düzce Ovası) ve Bizans Prusias’ ı Osmanlı topraklarına katılır. Bu dönem Düzce tarihinin bir dönüm noktası olur ve günümüze kadar ulaşan kültürel zenginliğimizin nasıl bir harmanlanma sonucu oluştuğunu gözler önüne serer.

Bu dönemde Düzce’nin ilk yöneticileri Konuralp Bey, Sungur Bey, Şemsi ve Gündüz Alp’tir. 14. yüzyılda bölgeye Konuralp ili (kısaca Konropa) denmiştir. Bolu’nun fethi ile birlikte Konropa, Bolu sancağına bir nahiye haline gelir.

İlk ve orta Osmanlı dönemindeki kaynaklarda Düzce’nin ismi; Tasavvufi Gelenekte Miyarlar ve Karabaş-ı Veli’nin Miyarı isimli kitapta Düzce Çilimli Yukarı Karaköy’de türbesi bulunan Aliyyü’l Muslihiddin Efendi ve Şaban-ı Veli bahsinde “KONTRAPA”, Ömerü’l Fuadi’nin Menakıb-ı Şeyh Şaban-ı Veli ve Türbename isimli kitabındaki Muslihiddin Efendiyle beraber Düzce’ye gelişleri bölümünde Düzce’nin ismi “KOKAPE” olarak geçmektedir.  Evliya Çelebi Seyahatnamesinde ise Düzce Pazar olarak, Konuralp kasabası ise Üskübi olarak kısaca anlatılmıştır. Osmanlı döneminde Konuralp Kasabası, Konsopa ve Üskübi isimleriyle anılmıştır. Efteni gölünün büyük bir havza oluşturmasından dolayı, o dönemde Düzce; Gümüşova (Gümüşabad ) Çilimli (Çilmi-Akçaşar) Konuralp (Konrapa-Konsopa-Üskübi) sıralamasında ve Melen (Salan) Çayı kenarında kurulan Düzbazar Kokape bölgesel ismiyle anılırdı. Abdülkadir Kalay’ın “Ulu Asa’nın Gölgesindeki Ulu” isimli hikâyesel menakıpnamesinde bölgesel tasvir ve tanımlara bahsettiğimiz kaynaklardan yararlanılarak bu isim ve bölge olarak yer verilmiştir.

Düzbazar ismini ise, 16. yy.ın ikinci yarısında kalabalık köyler tarafından pazar mahalli olarak seçilmesi ile ova ortasındaki köye “Düzce Pazarı” denilmesi sonucu alır. Düzce’nin Osmanlı Devleti açısından önemi ise donanmanın kereste ihtiyacını karşılamasıydı. Bunun yanında bir başka önemi ise İstanbul, Sivas, Erzurum şehirlerini birbirine bağlayan bir yol üzerinde bulunmasıdır.

18. ve 19. yy.da Düzce ayanların (zengin toprak ağaları) kontrolüne girer. Osmanlı padişahlarından Abdülaziz ve Abdülmecit döneminde, Rumeli’den, Kafkasya’dan, Doğu Karadeniz’den ve Doğu Anadolu’dan gelen göçmenler şehrin büyümesinde ve nüfusun artmasında önemli rol oynamışlardır. Hükümet ise yeni gelen göçmenlere ücretsiz toprak vererek yerleşmelerini sağlamıştır. Düzce’ye göç eden Türkler; Bulgaristanlı, Çerkez, Abhaz, Laz, Gürcü, Ordulu, Hemşinli, Batumlu, Hopalı, Tatar, Boşnak ve Arnavut… gibi geldikleri yerlerin isimleri ile anılmışlardır. Bu göçler ekonomide gelişme yaratır ve ticaret artar, Rum ve Ermenilerin Düzce’ye yerleşmesiyle renkli bir sosyal yapı ortaya çıkar. 2.Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti’nin ilk nüfus sayımı yapılır. Düzce’ye bağlı 137 köy vardı ve 6618 hane ile 36.088 nüfus yaşıyordu. 1869 yılına kadar Düzce nahiye olarak Göynük’e bağlıydı. 1870 yılında kaza oldu ve Kastamonu vilayetinin Bolu Sancağı’na bağlandı.  Düzce’de yaşayan Abhazların ileri gelenlerinden Elbuz Bey ailesinden Behice Hanım saraya giderek 2. Abdulhamit’le evlendi.

1915 yılında Düzce’deki Ermeni Mahallesi (İcadiye Mahallesi) hükümet emri ile boşaltıldı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 30 Ekim 1918’de imzalanmasıyla Fransız askerleri Düzce yakınlarına kadar geldiler. Bu dönemde Bulgaristan göçmeni Nuri Bey, Düzce Müdafa-i Hukuk Cemiyetini kurdu. Milli mücadele döneminde Düzce’de oldukça hareketli askeri ve siyasi gelişmeler yaşandı. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte Düzce ilçesi Bolu vilayetine bağlandı. Düzce’nin ilk kaymakamı ise Midhad Kemal Bey’dir. Bu dönemde Düzce’de sanayi ve ticaret alanında büyüme ve gelişme kaydedildi. Ekonomideki bu ilerlemelerin yanında sosyal faaliyetler açısından da hareketli olan Düzce, 1950’den itibaren il olma isteğinde bulunmuştur. Düzce, 1944 Düzce Depremi, 1957 Abant Depremi, 1967 Adapazarı Depremi ve 17 Ağustos Marmara Depremlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. 12 Kasım Düzce Depremi ise güzel şehrimizi yerle bir etmiştir.

Bunun sonucunda yaklaşık elli yıldır il olmayı bekleyen Düzce, deprem yaralarının daha hızlı sarılması amacıyla Türkiye’nin 81. ili olur.

 

                                                                                                ÖZKAN ALKAN

                                                                                                Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

                                                                                                Çilimlinin Sesi Gazetesi
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: