DUZCE FORUM - Düzce Resimleri-Düzce Tarihi-Gelenek Görenekleri-Düzce Bilgileri-Düzce Haberleri-Düzce Tanıtımı-Düzcespor - Düzcespor Resimleri - Düzce Depremi - Düzce Üniversitesi - Düzce Portal - Düzce Köyleri
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ocak 08, 2009, 05:34:38 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Eflani Resimleri  (Okunma Sayısı 939 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
illusion
DuzceForum
Administrator
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 758
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5614

Yetki: Administrator

Nerden: Düzce


admin@duzceforum.com
WWW
Durumum:


« : Mayıs 29, 2007, 06:10:08 ÖS »


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Forum Size Karışıkmı Geldi? O Halde Portalı Deneyin.. www.portal.duzceforum.com TIKLA!

!!! DuzceForum Kuralları !!!
ilhan-emirler köyü
Yeni Üye
*

Edilen Teşekkür
Sayısı: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1

Yetki:

Nerden: gaziosmanpaşa



Durumum:


« Yanıtla #1 : Temmuz 05, 2008, 11:41:08 ÖÖ »

 askis krall , ilgin için teşekkür ederim resimler güzel ama ben daha fazla resim ve bilgi almak isterdim eflani hakkında

 artiz , köy ağaları köy camileri köy meydanları ....
Logged

Escapee81
Özel Üye +
****

Edilen Teşekkür
Sayısı: 218
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3628

Yetki:

Nerden: Keske Duzce olsaydi



E-Posta
Durumum:


« Yanıtla #2 : Temmuz 24, 2008, 01:22:55 ÖS »


Bu bilgiler Eflanim.net sitesinden alinmistir



Eflani'nin Tarihi

TÜRK İSLÂM ÇAĞINDAN ÖNCE EFLANİ
Eflani Zonguldak, Bartın, Sinop ve Çankırı illeri civarındaki bir bölgenin PAFLAGONYA'nın tam ortasında yer almaktadır. Türk- İslâm çağından önce bu bölgede dolayısıyla Eflâni'de sırasıyla Gasgaslar(M.Ö.1330), Etiler(M.Ö.1280), Dorlar(M.Ö.1200), Paflagonyalılar(M.Ö.1100), Kimerler(M.Ö.700), Lidyalılar(M.Ö.584), İranlılar(M.Ö.546),Kapadokyalılar(M.Ö.377), Helenler(M.Ö.183), Pontuslar(M.Ö.120), Galadyalılar, Bitinyalılar(M.Ö.104), Roma(M.Ö.64) ve Bizanslılar(M 395-1100),Danişmendliler(M 1100- 1132) , Bizanslılar(M 1132-1213) yaşamışlardır.
Eflani'nin (Eflogan) eski iskân yerlerinden biri olduğu tarihi kalıntılar ve Paflagonya bölgesinin başka yerlerinde bulunmayan geniş ve tarıma elverişli ziraat arazisine sahip olmasından anlaşılmaktadır.

EFLANİ ADI NEREDEN GELMEKTEDİR ?
Eflani,ilk ve ortaçağlarda Amasra kolonisinin İç Anadolu ile bağlantısını sağlayan yol üzerinde bir savunma şatosu olarak yapılmıştır. Bu şatonun Bithynia Hükümdarı Nikomedes'in oğlu Pylomes tarafından kurulduğu ve O'nun adını taşıdığı,Eflani adının bundan geldiği tahmin olunmaktadır.

TÜRK-İSLÂM DÖNEMİ TÜRKLERİN EFLANİYE GELİŞİ

Türkler, 1071 yılından evvel çeşitli nedenlerle Anadolu'ya gelmiş ve yerleşmişlerdir. Bizanslılar döneminde gelen Oğuz, Peçenek ve Kıpçak Türkleri Karadeniz kıyılarında yerleşmiş ve Bizans yönetimine girmişlerdir. Bunu bölgemizdeki yer adlarından öğreniyoruz. Eskipazar ve Eflani'de Tamış adı ile bilinen yerleşim yerleri bulunmaktadır ve Tamış bir Oğuz beyinin adıdır. Yine Safranbolu ile Eflani arasında Kıpçak Türklerinin yerleştiği bilinmektedir.1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Amasra' fethedilince burada bulunan 300 kadar Cenevizli donanma ile İstanbul'a gönderilirken Eflani'de bulunan Kıpçak Türkleri de Amasra'ya yerleştirilmiştir. Bartın bölgesinde hala konuşulan şive Kıpçak Türkçesine benzemektedir. ( Anay, babay gibi kelimelerin söylenişi Kıpçakçada da aynıdır.)
1071 Malazgirt savaşında; Bizans ordusunda savaşa katılıp, çarpışmaların en şiddetli anında saf değiştirerek Selçuklu ordusuna katılan askerler işte bu Türk kavimlerinin askerleri olduğu sanılmaktadır. Selçuklu askerlerinin giysileri ve konuşmalarından kendi soyundan olduğunu görüp saf değiştirdikleri sanılmaktadır.

Önceki bölümde de anlatıldığı üzere Eflani bölgesine 1100 yıllarında gelen ikinci Türk boyu Danişmentlilerdi. Danişmentliler 1132 yılına kadar bu bölgede kaldılar. Ancak 1132'de Bizanslılar tekrar bölgeye hakim oldu.Anadolu Selçuklu Devletinin bölgeye sevkettiği Hüsamettin Çoban komutasındaki bir ordu 1213'te Kastamonu ve Eflani çevresini yeniden ele geçirdi. Sultan Mesut zamanında bölgede çıkan karışıklıklarda Çobanoğlu Beyliği İlhanlılara muhalefete başladı. Bunun üzerine İlhanlı Hükümdarı Şemsettin Demir Yaman Candar Bey komutasındaki Selçuklu-Moğol ordusunu Kastamonu'ya gönderdi. Ancak, Muzafereddin savaş meydanında öldürüldü ve ordusu bozguna uğradı. Fakat oğlu Mahmut babasının intikamını almak için kolları sıvadı ve Yaman Candar Bey ile girdiği savaş sonucunda Eflâni'ye kadar sürmeyi başardı. (1292) Bu olay sonunda Yaman Candar komutasındaki birlikler Eflâni'ye yerleşerek burayı Candaroğlu Beyliğinin merkezi haline getirdiler.

Yaman Candar Bey Kastamonu üzerine yürümek için hazırlıklara başladı. Ancak bu emeline ulaşamadan vefat etti. Yerine geçen oğlu Gazi Süleyman Paşa, babasının ölümünden kısa bir süre sonra Kastamonu üzerine yürüyerek Mahmut Bey'i sarayında hazırlıksız yakaladı. Gafil avlanan Mahmut Bey yakalanarak öldürüldü.(1309) Bu savaş sonucu Kastamonu ve çevresinde 96 yıl hüküm süren Çobanoğlu Beyliği tarih sahnesinden silinerek Candaroğlu Beyliği dönemi başlamıştır. Candaroğlu beyliği merkezi Kastamonu'ya taşınınca bu bölge bir süre ihmal edildi.

1323 yılında Bolu bölgesinde fetihlere başlayan Osmanlı komutanı Konuralp beylerinden EFLAGAN bey Eflani bölgesinde asker toplayarak güç kazandı ve bu bölgeyi Osmanlı hakimiyetine aldı. Candaroğlu beyliği daha sonra Safranbolu üzerine seferler düzenledi. Safranbolu birkaç kez el değiştirdi. Ancak bu dönemle ilgili Eflaninin konumunu anlatan bilgi bulunmamaktadır.

1402'de Ankara bozgunundan sonra dahi her iki beylik arasındaki sınır Eflâni kalesinden geçmekteydi. Bu tarihlerde Eflâni bir yandan Amasra'da ki Cenevizlilere bir yandan da Candaroğullarına karşı bir savunma noktası olarak ayrı bir değer taşımaktaydı. Fatih Sultan Mehmet Ceneviz problemini halletmek üzere 1460'da harekete geçince Amasra üzerine yürüyen Osmanlı birlikleri Eflâni yakınlarında toplandı. Deniz yoluyla Amasra önüne gelen Mahmut Paşa, Amasra'yı savaşsız teslim alınca Eflâni'deki birliklerden ayrılan garnizon Amasra'ya gönderildi.

Kastamonu'nun bir sancak haline getirilerek Anadolu Beylerbeyliğine katılması üzerine Eflâni kalesinin artık stratejik bir fonksiyonu kalmadı. Bu arada Eflani'nin askeri değerini kaybettiğini ve sadece çevre köyleri için bir Pazar yeri olarak basit bir ekonomik değer taşımakta ve bundan sonra kaynaklarda Eflani'den "Pazar" adıyla bahsedilmektedir.Fatih Sultan Mehmet zamanında Bolu ili Sancak beyliği iken Eflani bu beyliğe bağlı 36 kazadan biri idi. Kanuni devrinde ise Eflâni 80 akçelik küçük bir kadılık olarak teşkilatlandırılmış ve Kastamonu Sancak Beyliğine bağlanmıştır. Tanzimattan sonra kurulan yeni vilayet teştkilatında ise 35 parça köyü ile Kastamonu Vilayetinin Safranbolu ilçesine bağlı bir bucak olmuştur. Cumhuriyetin ilanından önce Eflâni Safranbolu ilçesine bağlı olup, Safranbolu ise Kastamonu İline bağlı bir ilçe durumunda idi.

CUMHURİYET DEVRİNE KADAR EFLANİ'NİN TARİHİ

Kaynaklar incelendiğinde Eflani'nin tarihi hakkında çok eskilere varan bilgilere rastlanılmamaktadır. Bu topraklar üzerinde kimlerin yaşadığını hangi medeniyetlere sahne olduğunu da kesin olarak bilmiyoruz.
Ancak, 1084'de Kastamonu ve Sinop bölgesini fetheden Kara Tigin Bey'in bir süre buraya da hakim olduğu kabul olunabilir. Bu arada Bizanslıların hakimiyetine geçmişse de 1213 yılında tekrar Türk hakimiyetine girmiştir. Anadolu Selçukluları Sultanlarından,Sultan Mesut zamanında bölgede çıkan karışıklıklarda görevlendirilen Selçuklu Komutanının karşı tarafın safına geçmesi üzerine Sultan Mesut Kastamonu bölgesini Komutanlarından Şemsettin Yaman Candar 'a bağışlamıştır. Ancak,Muzafereddinin savaş meydanında öldürülmesine rağmen Mahmut'un Kastamonu kalesini Candar Bey'e teslim etmemesi karşısında Şemsettin Yaman Candar bölgenin en müstahkem şatolarından biri olan Eflani'de yerleşti.(1292) Bu olay sononda Eflani Candaroğulları Beyliğinin ilk merkezi olmuş bulunuyordu. (1309) Kastamonu'nun Süleyman Paşa tarafından alınmasından ve beylik merkezinin buraya nakledilmesinden sonra da Eflani bu beyliğin önemli kalelerinden biri olarak vasfını kaybetmemiştir. Candaroğullarından KötürümBeyazıt'ın oğlu 11. Süleyman Bey,Murad-ı Hüdavendigar'ın yardımı ile iktidara yükselince bu yardımına karşılık Eflani kalesini ve çevresini onlara armağan etmek zorunda kaldı. 1402'de Ankara bozgunundan sonra dahi her iki beylik arasındaki sınır Eflani kalesinden geçmekteydi. Bu tarihlerde Eflani bir yandan Amasra'da ki Cenevizlilere bir yandan da Candaroğullarına karşı bir savunma noktası olarak ayrı bir değer taşımaktaydı.Fatih Sultan Mehmet Ceneviz problemini halletmek üzere 1469'da harekete geçince Amasra üzerine yürüyen Türk birlikleri Eflani' de toplandı. Deniz yoluyla Amasra önüne gelen Murat Paşa bu limanı savaşsız teslim alınca Eflani'de ki birliklerden ayrılan garnizon Amasra'ya gönderildi.Kastamonu'nun bir sancak haline getirilerek Anadolu Beylerbeyliğine katılması üzerine Eflani kalesinin artık stratejik bir fonksiyonu kalmadı. Bu arada Eflani'nin askeri değerini kaybettiğini ve sadece çevre köyleri için bir Pazar yeri olarak basit bir ekonomik değer taşımakta ve bundan sonra kaynaklarda Eflani'den "Pazar" adıyla bahsolunmaktadır. Kanuni devrinde Eflani 80 akçelik küçük bir kadılık olarak teşkilatlandırılmış ve Kastamonu Sancak Beyliğine bağlanmıştır.Tanzimattan sonra kurulan yeni vilayet teştkilatında isi 35 parça köyü ile Kastamonu Vilayetinin Safranbolu ilçesine bağlı bir bucak olmuştur. Cumhuriyetin ilanından önce Eflani Safranbolu ilçesine bağlı olup, Safranbolu ise Kastamonu İline bağlı bir ilçe durumunda idi.

CUMHURİYET DEVRİ
Cumhuriyet yönetimine geçildiğinde Eflani Safranbolu ilçesine bağlı ve 35 köyü bulunan bir bucak merkezi idi. Bu dönemde Safranbolu' da Kastamonu İline bağlı idi. Bu durum 1927 yılına kadar devam etti.1927 yılında Safranbolu'nun Zonguldak İline bağlanması ile Eflani'de bucak özelliğini koruyarak Zonguldak İli sınırları içine alınmış oldu.
1953 yılında çıkartılan 6608 sayılı Kanunla Eflani ilçe merkezi oldu. 1996 yılında Karabük'ün de İl olması nedeniyle Eflani bugün Karabük İline bağlı 54 kövü ve 5 mahallesi ile küçük bir ilçe konumundadır.İlçe merkezinde belediye teşkilatı 1 Eylül 1953 tarihinde kurulmuştur.


GELENEK VE İNANÇLAR


Eflani ilçesinde bugün bile eski Anadolu kültürü yaşanmaktadır. Örnek gösterecek olursak henüz çekirdek aile düzenine geçilmemiştir. Yaşamın her diliminde gelenekler sürdürülmektedir. Halkın tamamı müslümandır. Batıl inançlar oldukça yaygındır. Türbeler kutsaldır ağaçları kesilmez. Cuma günleri tırnak kesilmez., Salı günü dağınık gün sayılır. Bunun için Salı günleri yeni bir işe başlanmaz. Muskaya inanılır. Yeni gelinler ağızlarını yaşmakla kapatırlar. Yeni gelinlerin bir mecliste konuşmaları genelde ayıp karşılanır. Halk geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.


HALK MÜZİĞİ VE OYUNLARI


Eflani ilçesi Safranbolu ilçesi ile bütünleşmiş gibidir. Çünkü eskiden bu ilçeye bağlı idi. Halk müziği yok denecek kadar azdır. Bugün bilinen ve radyo ve televizyonlardan yayınlanan " Zürüyemin güğümleri kalaylı " İlçemizin halk müziğidir. Yöresel bir halk oyunu yoktur. Bununla birlikte davul zurna ekipleri mevcuttur. Bayramlarda ve düğünlerde bu ekipler çeşitli oyunlar oynarlar.Davul ve zurna nın yanında yöresel olarak köçek (zenne) denilen kadın kıyafeti giymiş Erkekler davulun önünde oyun oynarlar fotoğrafta köçekler oyun oynamaktadırlar.
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
SANATLARI


İlçede gelişmiş ve ekonomik değeri olan sanatlar mevcut değildir. Geçmişte yapılanlar ise teknolojinin getirdiği imkanlar sonucu bugün çok az denebilecek ölçüde yapılmaktadır. İlçede yaygın olarak kadınların başlarına örttükleri mahalli başörtüsü olarak kullanılan cember evlerdeki tezgahlardaki dokunmaktadır. Bunun gibi dokunan peştamal ise özel olarak öne tutulur. Ayrıca düz ve renkli çoraplar ile çeşitli bez dokumacılığı da yapılır. Bunun yanında ilçeye özgü herhangi bir sanat dalı yoktur.


MUTFAĞI


İlçede yapılan yemekler genellikle Türk mutfağına uygun niteliktedir. İlçeye özgü çorba çeşitleri; tarhana, uğmaç , çimdik,göcü,mısır ,keşkek,nişasta çorbalarıdır. Yemekler yapılırken salça,kıyma ve diğer katkı maddeleri ile birlikte hazırlanır. Yöreye has yemeklerden bazıları mıhlama,unlu köfte,perüşke(mantı) ,malak,bandırma dır. Tatlılar ise çullama, nişasta helvası,höşmerim,un helvası dır. Böreklerden ekmek böreği,su böreği yapılır. Bir de gözleme yapılır.


GİYİM KUŞAM



İlçenin kendine has bir giyim kuşam tarzı vardır. Erkeklerin giyim genelde % 85 medeni bir insanın giyimine benzer niteliktedir. İleri yaş grubundaki insanlar ise (%15) ise bundan yıllar önceki büyükleri gibi giyinmektedirler. Başlarına bir hacı takkesi takkenin üzerine ise bir sarık sararlar. Gömlek yerine mintan giyilir. Buna entari denilir. Ceketin altında yelek bulunur. Pantalonlar şalvar tipindedir. Kadınların giyimine benzer bir giyime yurdun hiçbir bölgesinde mevcut değildir. Başlarına cember,uzun bir entari,belde kuşak önlerinde peştamal bulunur. Fakat yeni nesilin başlarında cember olmasına rağmen belde kuşak bulunmaz daha modern giyinirler
SÜSLEME


Kullanılan eşyaların çoğunda süslemelere rastlanır. Cemberlere yatak takımlarına ve sehpa örtülerine oya veya dantel süslemeler yapılır. Hayvanlara da süslemeler yapılır. Bilhassa gösterişli boğalara süslemeler yapılır. Yeni doğum yapmış inekler de gelin gibi süslenir. Bugün genelde yapılmamakla beraber gelinin bindiği atta süslenir. Gelinlerde süslenir. Fakat burada göze çarpar nitelikte bir durum yoktur.


HALK EDEBİYATI VE TİYATROSU


Eflani'de tüm zenginlikler gömülü kalmış zaman içinde silinerek kaybolmuştur. Kültür ve turizm faaliyetleri yok denecek kadar azdır. Halk oyunları ve tiyatro faaliyetleri yoktur.


ZİYARET YERLERİ


Eflani ilçesinde sayıları oldukça kabarık türbeleri mevcuttur. Bunlardan bazıları oldukça ünlüdür. En ünlüsü Acıağaç türbesidir. Halk bu türbelerde yatanlardan medet umar. Hasta olanlar hayvanı veya çocuğu hastalananlar bu türbeye giderek adakta bulunurlar. Türbeler genelde hıdrellez günlerinde yoğun bir şekilde ziyaret edilirler. Yemekler hazırlanır ve gelenlere ikram edilir.



EfLani'nin Geçim KaynakLarı   
1.TARIM
Toprakların 14.860 Dekar'ı sulu arazi 374.000 Dekar'ı susuz arazi 350.000 Dekar'ı orman alanı 10.000 Dekar'ı kültür dışı alandır. Mevcut üç sulama göledinin çevresi hariç bölgenin tamamında kuru tarım yapılmaktadır. İlçe ve köylerinde tahıl ekilmekte,ekonomik değeri olan kültür bitkileri yetiştirilmektedir.Tahıl tarımında traktör ve gübre kullanılmasına rağmen verim çok düşüktür.Bu da tarımın bilinçli olarak yapılmadığını gösterir. Tahıl üretimi verim ve ekilebilir arazi az olduğundan ekonomik bir değer taşımaz.Ancak ekmek yapımı,hayvanlara yem ve saman sağlar.

MADENLER
Bölgemizde Yağlıca köyü civarında ve Esencik köyü civarında geniş mermer yatakları mevcut olup,bunlarda küçük işletmeler tarafından yaz aylarında çıkarılmaktadır.

ŞENLİKLER
Turizm maksatlı Akçakese köyü Ulu yayla da 16 AĞUSTOS' DA Yağlıca köyünde 25 TEMMUZ'DA buzağı şenliği düzenlenmektedir.

2.HAYVANCILIK
İlçe merkezi ve köylerinde yerli ırk,küçük yapılı,et ve süt verimi beslense de son yıllarda bu alışkanlıktan vazgeçilmeye başlanmıştır. Ef-Ko yoluyla iyi cins inekler ilçe köylerine gelmiştir. Fabrikasyon yem tüketimi azdır . Etleri kalitelidir. Köylerde az miktarda koyun beslenir.Tavukçuluk ise aile ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Yaklaşık 25.000 adet büyükbaş, 11.500 adet küçükbaş (Koyun Keçi ) tahminen 60.000 adet kümes hayvanı ve tahminen 2.000 adet arı ekovanı mevcuttur.

3.MEYVECİLİK
İlçe ve köylerinde elma,armut,ceviz,erik yetiştirilmektedir.Ancak bunların bakımı ve ilaçlanması yönünde gerekli uygulamalar yapılmamaktadır.Yetiştirilen ürünler aile ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.

4.SEBZECİLİK
İklimi sert olduğundan birçok sebze çeşidi yetiştirilmez.Ancak fasulye ,kabak, mısır ,nohut, patates,soğan gibi sebzelerden iyi verim alınabilir.

5.İŞÇİLİK
İlçe köylerindeki halkın büyük bir kısmı Karabük DÇ emeklisidir.Ayrıca İstanbul'da fırıncıların ve pastacıların %80'i Eflânilidir.Bunların bir kısmı İstanbul'a yerleşmiş,bir kısmı da mevsimlik olarak gidip gelmekte ailesinin geçimini bu şekilde sağlamaktadır.İlçe ve köylerimizde iş sahası olmadığından sürekli bir göç olayı vardır.
 
EfLani İkLimi, Bitki Örtüsü Gezilecek YerLeri   
a)Genel yapı:
Bölge arazi yapısı bakımından iki farklı arazi kesiminden oluşmaktadır.Kuzeyde Çal köyünün kuzeyinde Mahmut kırma tepe (1088) m , kaletepe (1097 m), Ala taş tepe (1117 m), kösüreleik tepe (1150 m), Kartınaltı tepe (1102 m), Çoban kuyusu tepe (1084 m), Güneyde Kızılgüney tepe (81176 m) (Soğucak köyünün güneyinde), İğdirtepe (1040,5 m) (Günlüce köyünün güneyinde), Karlıtepe (938 m) (Müftüler köyünün kuzeyinde), Alankadı tepe (1056 m) (Kavak köyünün kuzeyinde), Güneyinde kalan ve ova köyleri olarak bilinen Karataş, Akçakese, Ovaçalış, Ovaşeyhler, Soğucak, Hacışaban, Bağlıca ve Kutluören köyleri Kuzeyden güneye doğru uzanan bir dere içerisinde yer alır ve Ovacuma bölgesine kadar uzanır.Diğer bölgeler arazi yapısı bakımından benzerlik gösterir.Genelde küçük düzlük ve tepelerden oluşur.Orta kısımda 3 Adet Gölet mevcuttur.Arazi tepelerde sert ve kayalıktır.Diğer bölgeler yumuşak bir yapıya sahip olup en ufak bir yağışta kaymaya müsaittir.

b) Dağlar :
Kuzeyde Çal köyünün kuzeyinde Mahmut kırma tepe (1088) m , kaletepe (1097 m), Alataş tepe (1117 m), kösüreleik tepe (1150 m), Kartınaltı tepe (1102 m), Çoban kuyusu tepe (1084 m), Güneyde Kızılgüney tepe (81176 m) (Soğucak köyünün güneyinde), İğdirtepe (1040,5 m) (Günlüce köyünün güneyinde), Karlıtepe (938 m) (Müftüler köyünün kuzeyinde), Alankadı tepe (1056 m) (Kavak köyünün kuzeyinde), bu tepelerde çam - meşe - köknar - ağaçları mevcut olup boyları 3 ile 15 metre arasında değişmektedir.

c) Yaylalar ( Platolar ) :
Bölgemizin kuzeyinde tek bir yayla mevcut olup (Akçakese köyü) ULUS İlçesi ile müşterek olarak kullanılan Ulu yayladır. Genişliği 3000 metredir. Mayıs ve Ağustos ayları arası turizme leverişlidir. Kış ayları kullanılmayıp ulaşımı zordur .

ULU YAYLA : (Akçakese köyü) Ulus İlçesi ile müşterek olarak kullanılan Ulu yayladır.Merkeze uzaklığı 20 km. dir. 14 km.si asfalt diğer kısmı stabilizedir. Genişliği 3000 metredir. Mayıs ve Ağustos ayları arası turizme elverişlidir.Her yıl 8 Ağustos tarihinde yayla şenlikleri düzenlenmektedir. Kış aylarında ulaşım zordur .

BEDİL YAYLASI:

İlçemizin kuzey-batısında yer alır. Merkeze uzaklığı 10 km. civarındadır. Yolun 6km. si asfalt diğeri ise stabilizedir. Yaylanın kuzeyi boydan boya,yüksekliği yer yer 70 ile 100m. arasında değişen kez kaya adında düz ve dik bir dağ sırasıyla kesilmektedir. Bu kaya üzerinden tüm ova köyleri kuşbakışı görülebilmektedir. Kez kayadan görülen bu manzara görenleri büyülemektedir. Dibek Pınarı ve çevresi çok güzel bir pişknik alanıdır. Özellikle sonbahar aylarında kanlıca mantarı toplamak için çevreden çok sayıda insan gelmektedir.

EŞEK MEYDANI: İlçemiz Eflani-Karabük yolu üzerinde ve ilçemize 10km. uzaklıkta yer almaktadır. Ulaşımı kolay ve herkes tarafından bilinen bir yerdir. Özellikle yaz aylarında piknikçilerin yoğun akınına uğramaktadır.

(e) Mağaralar :

Cinoğlu ( cinemaroz) Mağarası ( Kaya tüneli) : Acıağaç Köyünün 4 km. kuzey batısında yer alır. Yaklaşık 2,5 m genişlikte ve 2,5 m. Yüksekliğindedir.Tünelin at nalı şeklinde ağzı olup üzeri tonozludur. Tamamen el yapımı olan bu mağaramızın içersinde 130 merdivenden sonra karşımıza temiz bir su çıkmaktadır ve ileriye devam edilememektedir. Mağaranın ön kısmı tahrip edilmiş , iç kısımları yer yer kazılarak merdivenlerin çoğu kırılmıştır.

Ulugeçit Mağarası : Ulugeçit köyünün 500 m. Güney doğusunda yer alır. Mağaranın girişi 1m. Yükseklik ve 70 cm. enindedir. İçeriye girildiğinde ise yükseklik 3m. Genişlik 4m. Uzunluk ise 3,5 m. Civarına kadar uzanır. 1945 li yıllarda II. Dünya savaşında savaş endişesiyle mağaranın içerisi sığınak amacıyla temizlenmiştir. Mağaranın yaklaşık 500m. Batısında 75 cm yükseklik ve 60 cm. genişlikte , oval biçimde kaya tüneli bulunmaktadır. Yaklaşık 5m. Gittikten sonra tünel çökmeler nedeniyle daralmakta ve ileriye gidilememektedir.
Ayrıca Demirli köyü İncüğez mahallesi çevresinde , Bağlıca Köyü ve Karataş Köyü çevresinde birçok mağara bulunmaktadır. Bunların çoğu define avcıları tarafından tahrip edilmiştir.

EFLANİ TÜMÜLÜSLERİ
Eflani bölgesinde (24 tane) Tümülüs vardır.
Eflani'nin 1 saat doğusunda Esencik Köyünde 3 tane (ören) tepeleri , 7 tane de (kervan) tepeleri adını taşıyan 10 Tümülüs olup henüz kazılmamışlardır.
Eflani'nin yarım saat güney batısında Yalacık köyünde (köle ) tepesi, (Kocatepe) ve ( Çalışlar ) tepesi denilen 3 tümülüs vardır. Bunların çoğu kazılmış ve tahrip olmuştur.
Eflani'nin kuzey batısında Kıran Köyünün Paşabey mahallesiyle, Mevruk köyünün Mahmutlar mahallesi arasında Tümülüs bulunmaktadır.

F)HÖYÜKLER
Bu bölge verimli topraklarıyla bir ziraat yeridir. Onun için eski insanlar zaman zaman burada iskân yeri kurmuşlardır. Bunların sayısı 2 tane olup Ören tepesi, Semerco Tepesi diye isimlendirilmişlerdir.

ÖREN TEPESİ:
Eflani'nin Kılvar Köyündedir. Olduğu yerde etrafı tepelerle çevrilmiş küçük bir düzlük ve bir de pınar vardır. Tepenin boyu 120 eni 50 yüksekliği 10m. dir. Doğu tarafının tepesine yakın yerinde biraz kazılmış moloz taşından harçla yapılmış bina temeli çıkarılmıştır. Höyükte bulunan çanak çömlek parçaları şu evsaftadır.
1-İçine kum karıştırılmış olan ince hamurdan çarkla yapılmış perdahlı ve gri parçalardır.
2-Aynı vasıfta olan çanak çömleğin bir de pembe renklisi vardır.

SEMERCO TEPESİ:
Höyük Eflani'nin Ulugeçit Köyünün güney bitişiğindedir.Boyu ve eni 150 yüksekliği tabiî tepeyle beraber 40m.dir. üzerinde eni ve boyu 60m. olan

bir düzlük olup tarla haline getirilmiştir.Doğusundan kazan köylüler küp,kömür, saman ve bina temelleri çıktığını söylemişlerdir.Bulunan çanak çömlek 2 kısma ayrılmıştır.
1-Hamuruna kum karıştırılarak çarkla yapılmış siyah veya grimsi parçalardır.
2-Aynı teknikle yapılmış içi ve dışı pembe renkli parçalardır.
ASAR KALESİ
İlçemiz Seferler Köyü kayalı mahallesinin 250 m. güneyinde doğal bir tepenin üzerine kurulmuştur. Doğu ve batısı oldukça yüksek ve % 50 meyillidir. Kuzey batısı daha alçak olduğundan dolayı kaleye bu tarafından çıkılmaktadır. Tepesinde kuturu 30m. olan bir düzlük vardır. Bu düzlük tarla halindedir. Etrafında harçsız moloz taşından yapılmış bir sur enkazı bulunmaktadır. Kale Osmanlılar zamanında savunma amaçlı olarak kullanılmıştır.

Akarsular :
Kuzeyden batı istikametine akan 1,5 Km uzunluğunda yer yer 1 ile 5 metre genişliği bulunan yer yer 15 cm. ile 1 m derinliği bulunan geçiş zorluğu yaşatmayan, saniyede 5 m3 debisi bulunan Kızılcık deresi,Kuzey batıdan kuzeye doğru akan 700 m uzunluğunda yer yer 1 ile 5 metre genişliği bulunan yer yer 20 cm. ile 1 m derinliği bulunan geçiş zorluğu yaşatmayan, saniyede 4 m3 debisi bulunan Değirmendere,Kuzey batıdan kuzeye doğru akan 2,5 Km uzunluğunda yer yer 1 ile 7 metre genişliği bulunan yer yer 20 cm. ile 1 m derinliği bulunan geçiş zorluğu yaşatmayan, saniyede 8 m3 debisi bulunan Fındıklı deresi,Kuzey batıdan kuzeye doğru akan 2 Km uzunluğunda yer yer 1 ile 5 metre genişliği bulunan yer yer 20 cm. ile 1 m derinliği bulunan geçiş zorluğu yaşatmayan, saniyede 6 m3 debisi bulunan Korukıyı deresi,Güney doğudan kuzeybatıya doğru akan 300 m uzunluğunda yer yer 1 ile 3 metre genişliği bulunan yer yer 10 cm. ile 50 m derinliği bulunan geçiş zorluğu yaşatmayan, saniyede 2 m3 debisi bulunan Kandamış deresidir.Bütün dereler geçiş imkanı sağlamakta olup yaz aylarında kuruma derecesinde suları azalmaktadır

Göller-Göletler ve Barajlar :
Bölgede tabii göl yoktur. DSİ tarafından sulama maksadıyla 3 adet gölet yaptırılmış olup bunlar; 1 Km genişlikte 20-25 m derinliğinde Bostancılar göledi, 1150 m genişliğinde 25-30 m derinliğinde Ortakçılar göleti ve 2500 m genişliğinde 40-50 m derinliğinde Esencik göletleri mevcuttur. Bölgede baraj bulunmamaktadır.

ŞİFALI SULAR
İlçemizde bilinen 2 adet şifalı su kaynağı bulunmaktadır.
1.Yağlıca Köyü sınırları içersinden çıkıp Safranbolu Çatak Köyüne akan ACISU, yaklaşık 0.5 lt/sn debiyle kaynaktan çıkan bu su maden suyu tadında olup kükürt ve demirsülfür içermektedir. Kaynaktan çıktığında ağır bir koku yaymakta ve geçtiği yerde sarı kahverengi bir renk bırakmaktadır. Çevre ilçelerden çok sayıda insan bu suya gelerek yıkanmakta ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.
2.Abakolu Köyü Doğanoğlu Mahallesi sınırları içersinde doğup Kuloğlu deresine karışmaktadır.Çingen Köprüsünün yaklaşık 2 km. kuzeyinde ve yukarısında dik orman arazisinin çay tabanına yakın bir bölgesinden 20 lt/sn debiyle çıkmakta ve burada bir havuzda toplanmaktadır. Yöre insanı burayı çok iyi bilmekte ve özellikle hasat mevsiminden sonra gelerek suda yıkanmaktadır. Fiziksel ve kimyasal özellikleri Acısu ile aynıdır. Çeşitli cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
Bu su civarında tabiat çok güzel olup sağlık turizmine yönelik tesislerin yapımına uygundur.Bu tür tesisler yapıldığında bu bölge sağlık turizmi,ofroad turları ve av turizmine açılabilir.Ayrıca bu mevkiden geçen Kuloğlu deresi üzerinde alabalık üretim çiftlikleri kurulabilir.Hayvancılık yapılabilir.

a) İklim
Eflani İlçesinde genelde karasal iklim hüküm sürmektedir.Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve bol kar yağışlıdır.Ancak Ova köylerinin kuzeyinde yazları daha sıcak kışları daha ılıman ve az yağışlıdır.

b) Hava Şartları :
Bölgenin tamamında kış ve yaz aylarında yoğun sis görülür.Bu havalarda görüş mesafesi bazen 5 metre kadar düşmektedir. Kışın fazla kar yağmasından dolayı Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında ova köylerinin yolları kapanmaktadır. Ayrıca bu aylarda özellikle Asfalt yollarda buzlanma olmaktadır. Bölgenin hakim rüzgarları lodos ve poyrazdır. Kış mevsiminde kuzey batıdan güneye doğru 1-6 Km hızla esen rüzgarlar görülmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
İklimi her mevsim yağışlı olduğundan ormanlarla kaplıdır.Kültür bitkileri yetişmez.İlçe topraklarının 19.942 hektarı ekilebilir, 26.524 hektarı çayır ve meradır. 34 hektarı meyvalık,4.400 hektarı da ekilemeyen arazidir. Bölgemizde yaz ve kış aylarında yapraklarını dökmeyen karaçam, sarıçam ağaçları ile kışın yaprak döken meşe, palamut, kayın, ardıç ormanları mevcuttur. Tepeler arasındaki düzlük arazilerde arpa ve buğday ekilir. Bölgenin çok soğuk olması don olaylarının meydana gelemsi meyve ve sebze yetiştirilmesini engeller. Buğday ve arpalarda bu nedenle verim çok düşüktür.
 







Bu bilgiler Eflanim.net sitesinden alinmistir
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sizler İçin Yaptığımız Tüm Paylaşımlara Bir TEŞEKKÜRÜ Çok Görmeyin. 
Teşekkür Etmek İçin Açılan Konunun En sonunda "Teşekkür Et" Yazısına Tıklamanız Yeterli Olacaktır.

!!! DuzceForum Kuralları !!!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: